Haziran mikrofona eğildi ve kağıdı açıp titreyen bir sesle okumaya başladı: "Nuh, ben kaçıyorum. Onlara bakamayacak kadar zayıfım, bu sorumluluğun altında eziliyorum. Ama biliyorum ki sen onları asla bırakmayacaksın. Çünkü sen benim hiçbir zaman olamadığım o gerçek babasın."
Salondaki binlerce kişinin huzurunda yankılanan bu kelimeler, zihnime bir yıldırım gibi düştü. 22 yıl önce o benzin fişinin arkasına yazılan notun tam metni meğer buymuş... Ağabeyimin kaçarken bana yüklediği ama aslında ruhumu tamamen değiştiren o gizli vasiyet. Olduğum yerde dizlerimin bağı çözüldü, zemin altımdan kayıp gitti.
Alya gözyaşları içinde kağıdı itinayla katlayıp cüppesinin cebine koyarken, Ceyda tek bir an bile tereddüt etmeden sahneden aşağı bir adım attı. Ardından Alya ve Haziran da onu takip etti. Kalabalığın şaşkın fısıltıları arasında, o uzun merdivenleri inip doğrudan benim durduğum yere, o eski ve titreyen kameramla çakılıp kaldığım noktaya doğru yürüdüler.