YAN ETKİSİ ÇOK: Mide ekşimesinin geceleri genellikle daha yoğun hissedilen göğüs ortasındaki yanma hissinden kaynaklandığını söyleyen Dr. Cameron Braddy‑Green, bu ağrının mide asidinin yemek borusuna geri kaçmasıyla oluştuğunu belirtir. Bazı kişilerde geğirme, ağızda ekşi tat, şişkinlik, mide bulantısı veya karın ağrısı gibi belirtiler de eşlik edebilir. Çoğuna göre ara sıra yaşanan bir rahatsızlık olsa da, yaklaşık 9,5 milyon kişide gastroözofageal reflü hastalığı (GÖRH) gibi düzenli bir durum söz konusudur. Dr. Braddy‑Green, mide ekşimesinin bazen kalp kriziyle bile karıştırılabilecek kadar şiddetli olabildiğini vurguluyor. Her zaman belirgin bir tetikleyici olmasa da, Dr. Braddy‑Green'a göre obezite gövdedeki basıncı artırarak asidin yemek borusuna itilmesine neden olabilir. Özellikle ileri gebelik döneminde bu durum daha da belirgin hale gelir. Geç saatlerde yemek yemek ve yağlı, sindirim süresini uzatan, asit üretimini artıran zengin yiyecekler de durumu daha da kötüleştirebilir. Kapsaisin içeren baharatlı yiyecekler yemek borusunu tahriş ederek probleme katkıda bulunabilir. İbuprofen gibi antiinflamatuar ilaçlar da mide zarında irritasyona yol açabilirken, stres kaynaklı CRH hormonunun yemek borusu hassasiyetini artırması yoluyla mide ekşimesine yatkınlığı yükseltebileceği de araştırmalarca gösterilmiştir. NE İŞE YARIYOR?: Dr. Braddy‑Green, kronik reflüsü olanlar için omeprazol ve lansoprazol gibi proton pompa inhibitörlerinin (PPİ) doktor reçetesiyle kullanılabileceğini; ara sıra yaşanan ekşimelerde ise Rennie gibi antiasitlerin asidi nötralize ederek fayda sağlayacağını belirtiyor. Ayrıca Gaviscon gibi aljinatlar, mide ile yemek borusu arasında jel benzeri bir bariyer oluşturarak asidin geri kaçmasını engelleyebilir. Ancak eczane ulaşımınız yoksa veya ilaçsız bir yöntem arıyorsanız, Dr. Braddy‑Green'in yorumladığı bazı ev çözümleri de denenebilir: