Sonra bir başkasını açtı.
Yine bana yazılmıştı.
Bir diğerini...
Bir diğeri...
Tam elli altı yıl boyunca her doğum günümde bana bir mektup yazmıştı.
Hiçbirini göndermemişti.
Oturduğum yere çöktüm.
Saatlerce o mektupları okudum.
Kimisinde yeni açtığı işten söz ediyordu.
Bir başkasında annesini kaybetmenin acısını anlatıyordu.
Başka bir mektupta beni televizyonda bir sağlık programında gördüğünü ve benimle gurur duyduğunu yazmıştı.
Beni uzaktan takip etmiş ama hayatıma müdahale etmemişti.
Son kutunun içinde ise küçük bir not vardı.
"Eğer kader bizi yeniden buluşturursa, bunların hepsini birlikte okuruz. Eğer buluşturmazsa, bir gün hepsi sana ulaşır."
Gözyaşlarımı tutamadım.
Avukat sessizce cebinden son bir belge çıkardı.
"Kemal Bey bunun da bugün okunmasını istedi."
Belge bir vasiyet ekiydi.
Kemal servetinin büyük kısmını bana bırakmamıştı.
Bunun yerine kasabadaki eski bağ evinin hemşirelik öğrencileri için ücretsiz konaklama sağlayacak bir eğitim merkezine dönüştürülmesini istemişti.
Merkezin adını da önceden belirlemişti.
"Kemal ve Nancy Umut Evi."
Şartlardan biri ise merkezin ilk yöneticisinin ben olmamdı.
İlk anda bunun büyük bir sorumluluk olduğunu düşündüm.
Sonra mektupların son satırını yeniden okudum.
"Aşk sadece birlikte yaşlanmak değildir. Bazen insanın, sevdiği kişinin başkalarının hayatına umut olmasını sağlamasıdır."
Aylar sonra merkez açıldığında genç hemşire adayları o evde kalmaya başladı.
Ben de gönüllü olarak onlara yılların bana öğrettiklerini anlattım.
Her yeni öğrenciye baktığımda, gençliğimde verdiğim kararların beni buraya getirdiğini anlıyordum.
Bir gün bahçedeki bankta otururken boynumdaki nikâh yüzüğünü avucumun içine aldım.
Artık Kemal'i kaybetmenin acısı eskisi kadar yakmıyordu.
Çünkü bana yalnızca kısa süren bir evlilik bırakmamıştı.
Bana affetmeyi, geçmişle barışmayı ve sevginin bazen onlarca yıl beklese bile değerini hiç kaybetmediğini öğretmişti.
Gökyüzüne bakıp usulca gülümsedim.
Bu kez içimde tek bir pişmanlık yoktu.
Çünkü elli altı yıl gecikmiş olsa da, hikâyemiz sonunda hak ettiği mutlu sona ulaşmıştı.