Kocam benim üzerime kuma getirdi



Biliyorum Şule. Ben de seni düşmanım olarak görmüyorum.”
Zamanla aramızda beklenmedik bir yakınlık oluştu. Hatta Ahmet'in ikimizi kıskanmaya başladığını fark ettiğimizde aramızda gülüştüğümüz bile oluyordu.
Bir akşam Şule gözleri dolarak bana sarıldı.
“Sen benim kumamdan çok kardeşim gibisin.”
Ben de ona sarıldım.
“Sen de benim düşmanım değilsin.”
Ancak bu huzurlu günler uzun sürmedi.
Şule'nin Hamileliği Her Şeyi Değiştirdi
Şule'nin hamile olduğunu öğrendiğimizde Ahmet'in mutluluğunu görmeliydiniz. Yıllardır yüzünde görmediğim bir sevinç vardı. Evde sürekli bebeğin gelişinden söz ediyor, doğum hazırlıkları yapıyor ve geleceğe dair planlar kuruyordu.
Başlangıçta ben de bebeğin gelişine sevindim. İçimde bir burukluk olsa da dünyaya gelecek bir çocuğun masumiyetinden dolayı mutluydum.
Fakat zamanla Ahmet'in tavırları değişmeye başladı.
Artık evde benim fikirlerim sorulmuyor, konuşmaların dışında bırakılıyor ve sanki orada yaşamıyormuşum gibi davranılıyordu.
Bir gün Ahmet odama geldi.
“Şule doğum yaptıktan sonra evin düzenini değiştireceğiz,” dedi.
“Neden? Ne değişecek?”
Bir süre sustu. Ardından soğuk bir sesle konuştu:Şule ve çocuk benim ailem olacak. Senin için ayrı bir oda hazırlayacağız.”
O an boğazım düğümlendi.
On beş yıldır yaşadığım evde artık istenmeyen bir misafir olduğumu anlamıştım.
Yine de tartışmadım.
Şule bu konuşmayı öğrendiğinde yanıma geldi ve gözyaşları içinde bana sarıldı.
“Ben bunu istemiyorum Nermin abla. Seni buradan göndermek istemiyorum.”
“Senin suçun yok Şule,” dedim.
Ama içimde büyüyen şüpheyi artık görmezden gelemiyordum.
Acaba Ahmet'in amacı yalnızca baba olmak mıydı? Yoksa yıllardır hayatını paylaştığı kadından kurtulmak için çok daha büyük bir plan mı yapıyordu?
Bu sorunun cevabını öğrenmem uzun sürmedi.
Evde Kaybolan Belgeler Beni Şüphelendirdi
Sonraki günlerde evde tuhaf olaylar yaşanmaya başladı.
Yıllardır sakladığım evraklar yerlerinde değildi. Bankadan gelen bazı zarflar kayboluyor, kişisel belgelerimin bulunduğu çekmeceler karıştırılmış gibi görünüyordu.
Önceleri dikkatsiz davrandığımı düşündüm. Ancak aynı şeyler tekrarlanınca birilerinin eşyalarımı karıştırdığından şüphelenmeye başladım.
Bir akşam Şule telaşla odama girdi.
“Nermin abla, sana bir şey söylemem gerekiyor.”
“Ne oldu?”
“Ahmet'i senin çekmecelerini karıştırırken gördüm. Birkaç belge aldı ama ne olduğunu anlayamadım.”
İçime bir korku düştü.
Ertesi sabah Ahmet'le konuşmaya karar verdim.
“Benim belgelerimi neden karıştırıyorsun?”
Birden öfkelendi.
“Ne saçmalıyorsun sen?”
“Bazı evraklarım kayıp. Şule de seni odamda görmüş.”
Bana sertçe baktı.
“Bu evde yaptığım her şeyi sorgulayacak mısın?”
“Ben senin eşinim Ahmet!”
Verdiği cevap, içimde kalan son umut kırıntısını da yok etti.
“Artık bu konuyu büyütme.”
O an anladım ki karşımda yıllardır tanıdığımı sandığım adam yoktu.
Ama gerçek, henüz ortaya çıkmamıştı.
Şule'nin Elindeki Kâğıt Her Şeyi Ortaya Çıkardı
Şule'nin doğumuna birkaç hafta kalmıştı.
Bir gece odama gitmek üzereyken onun odasından ağlama sesi duydum. Kapıyı çalıp içeri girdim.
“Neden ağlıyorsun kızım?”
Beni görünce yüzünü sildi. Bir süre konuşamadı. Ardından yatağının üzerindeki kâğıdı alıp bana uzattı.
“Ahmet bunu imzalamamı istiyor.”
Kâğıdı dikkatlice okumaya başladım. Belgede, benim evden ayrılmam durumunda Şule'nin ve doğacak çocuğun mal varlığı üzerindeki haklarıyla ilgili hükümler bulunuyordu.
Reklamlar