Kocam benim üzerime kuma getirdi

Kocam benim üzerime kuma getirdi daha sonra yaptığı şey.

Kocam Eve Başka Bir Kadınla Geldi ve “Artık Üç Kişi Yaşayacağız” Dedi… Ancak İkimizin de Bilmediği Bir Gerçek Vardı!
Evliliğimizin bir gün böyle bir noktaya geleceğini hiç düşünmemiştim. Kocamın bir akşam kapıyı açıp yanında başka bir kadınla içeri gireceğini ve bana, “Bundan sonra bu evde üç kişi yaşayacağız,” diyeceğini hayal bile edemezdim.
Ben Nermin. Ahmet’le on beş yıldır evliydim. Otuz sekiz yaşındaydım ve yıllarca anne olabilmek için mücadele etmiştim. Doktor doktor dolaşmış, farklı tedaviler denemiş, umutla başladığım her yeni sürecin sonunda hayal kırıklığı yaşamıştım.
Bir süre sonra çocuk sahibi olamayacağımız gerçeğini kabullenmeye çalıştım. Bu, benim için kolay değildi ama eşimle birlikte hayatımıza devam edebileceğimize inanıyordum.
Ne yazık ki Ahmet benimle aynı düşüncede değildi.
Bir akşam yemek masasında sessizce otururken birden konuştu.
“Ben baba olmak istiyorum.”
Elimdeki çatalı bıraktım ve ona baktım.
“Ben de anne olmak istedim. Bunun için yıllarca uğraştım. Sence ben istemedim mi?”Ahmet gözlerini kaçırdı. Birkaç saniye sustuktan sonra hayatımı değiştiren o cümleyi söyledi:
“Başka bir kadınla evlenmeyi düşünüyorum.”
Duyduklarıma inanamadım. On beş yıllık evliliğimiz, birlikte aştığımız zorluklar ve paylaştığımız anılar sanki bir anda anlamını yitirmişti.
O gün tartışmadım. Ağladım, düşündüm ve kendime defalarca aynı soruyu sordum: Bir insan, yıllarca hayatını paylaştığı kadına bunu nasıl söyleyebilirdi?
Fakat asıl sarsıntı birkaç gün sonra yaşandı.
Ahmet, Şule adında genç bir kadınla eve geldi. Benden birkaç yaş küçüktü. Kapıdan içeri girdiğinde yüzünde mahcubiyet vardı. Gözlerime bakamıyor, ellerini nereye koyacağını bilemiyordu.
Ahmet ise son derece rahattı.
“Şule artık bizimle yaşayacak,” dedi.
O an içimde tarifsiz bir acı hissettim. Buna rağmen Şule'ye öfkeyle yaklaşamadım. Çünkü onun da bu durumun içinde kendini rahat hissetmediğini fark etmiştim.
Zaman geçtikçe beklemediğim bir şey oldu.
Şule'yle birbirimize alışmaya başladık.
Birlikte yemek hazırlıyor, akşamları çay içiyor, bazen saatlerce sohbet ediyorduk. Ben ona evin düzenini anlatıyor, o da benimle dertleşiyordu. Ahmet'in aksine, Şule söylediklerimi dikkatle dinliyordu.
Bir gece konuşurken bana dönüp şöyle dedi:
“Nermin abla, keşke her şey başka türlü olsaydı. Seni üzmek istemiyorum.”
Elini tuttum.
Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.

Reklamlar