35 yaşındayım ve uzun zamandır ilk kez gerçek aşkı bulduğuma inanmıştım

“Zeynep?”

Baran mutfak kapısında durmuştu. Yüzünde her zamanki sakin gülümsemesi vardı. Ama ben artık o gülümsemeyi tanımıyordum.

“Elimde ne var?” diye sordu, sesi yumuşaktı.

Refleksle cebimi kapattım. “Hiçbir şey. Taşınma listesi.”

Bana doğru yürüdü. Her adımı kalbimi daha hızlı attırıyordu. Elini belime koydu, alnımı öptü. Eskiden huzur veren bu dokunuş, şimdi içimi ürpertiyordu.

“Annemle konuştun mu?” dedi.

“Hayır,” dedim. “Geldiğini bilmiyordum.”

Gözleri bir anlığına karardı. Çok kısa bir andı ama kaçırmadım.

“Bazen sınırları aşar,” dedi. “Ama iyi niyetlidir.”

Gülümsedim. Sahteydi. O da fark etti mi bilmiyorum.

O gece uyuyamadım. Baran yanımda derin derin nefes alırken tavana baktım. Feride’nin yazdıkları zihnimde yankılanıyordu. Kayıp. Kan. Kontrol.

Sabaha karşı sessizce yataktan kalktım. Baran’ın çalışma odasına girdim. Çekmeceleri karıştırırken suçlu gibi hissediyordum ama duramazdım.

Alt çekmecede kilitli bir kutu buldum. Anahtar yoktu. Ama bilgisayar masasındaki ataşla kilidi zorladım.

Kutunun içinden bir telefon çıktı. Eski bir model. Açtım.

Fotoğraflar.

Bir kadın… Genç, gülümseyen. Baran’la yan yana. Tarihler on yıl öncesini gösteriyordu. Son fotoğrafta kadın korkmuştu. Kamera titremiş gibiydi.

Bir video vardı.

Oynattım.

Kadının sesi ağlıyordu. “Baran, lütfen… Sadece gitmek istiyorum.”

Kamera sallandı. Baran’ın sesi duyuldu. Sakin. Çok sakin.

“Beni böyle bırakmazsın,” dedi. “Kimse beni terk etmez.”

Video orada kesiliyordu.

Arkamda bir gölge hissettim.

“Bunu yapmamalıydın,” dedi Baran.

Döndüm. Yüzü sertti. Artık saklamıyordu.

“Annem yazdı değil mi?” diye sordu.

Konuşamadım.

“Beni hep yanlış anladı,” dedi. “O kadın… dengesizdi.”

“Öldü mü?” diye fısıldadım.

Uzun bir sessizlik oldu. Sonra omuz silkti.

“Gitti,” dedi. “Bazı insanlar kaybolur.”

O an anladım. Gerçeği öğrenmiştim ve sıradaki “kayıp” ben olabilirdim.

Ama Feride de anlamıştı.

Telefonum cebimde titredi. Mesaj.

Feride: Okudun mu? Eğer hâlâ evdeysen, şimdi çık.

Baran bana doğru bir adım attı.

Ben camdan bağırdım. Tüm gücümle.

“YARDIM EDİN!”

Komşunun ışığı yandı. Baran duraksadı. O anı kullandım. Kapıyı açıp koştum.

O gece polisle geri döndüm.

Kutuyu, telefonu, videoyu verdim.

Baran tutuklandı. Dosya yeniden açıldı.

Aylar sonra Feride’yle bir bankta oturduk. Ellerimiz titriyordu.

“Beni affedebilir misin?” dedi.

“Beni kurtardın,” dedim. “Bu yeter.”

Şimdi yeni bir evdeyim. Yalnızım. Ama güvendeyim.

Ve artık biliyorum:
Aşk bazen ev gibi hissettirmez.
Bazen sadece sessiz bir tuzaktır.
Reklamlar