Masada Kerem’in okul projesi duruyordu: “Benim Ailem.”
Üç çöp adam çizilmişti. Altında titrek harflerle yazıyordu:
“Babam beni çok sever.”
Annemin dudakları titredi.
Tam o sırada Ayşe mutfaktan çıktı. Üzerinde sade bir elbise vardı. Yüzünde gergin ama saygılı bir ifade.
“Hoş geldiniz,” dedi.
Annem cevap veremedi. Sadece başını salladı.
Kerem koşarak geldi. Beni kolumdan tuttu.
“Baba, top oynayalım mı?”
O an annemin yüzündeki ifade değişti. Şaşkınlık… ardından kırılma.
“Baba mı dedi?” diye fısıldadı.
“Evet,” dedim sakin bir sesle. “Çünkü babası olmak bir kan bağı değil, bir sorumluluk meselesi.”
Annem koltuğa oturdu. İlk defa güçlü görünmüyordu. Etrafına tekrar baktı. Ev küçük, eşyalar sade, hayat mütevazıydı. Ama odanın içinde başka bir şey vardı: huzur.
“Ben…” dedi yavaşça. “Ben seni koruduğumu sanıyordum.”
“Hayır anne,” dedim. “Sen beni kontrol ediyordun.”
Sessizlik oldu.
“Ben yalnız kalmandan korktum,” diye devam etti. “Baban gittikten sonra… her şeyimi sana adadım. Senin başarın benim tesellimdi.”
İlk kez onu savunmasız görüyordum.
“Başarı bu değil mi?” dedi etrafına bakarak. “Bu… yeterli mi sana?”
Kerem tekrar geldi, bu kez elinde plastik bir kupa vardı.
“Baba birinci oldu!” dedi gururla. “Benim kahramanım.”
Annem o an ağladı.
Sessizce, gururunu yutarak.
“Ben seni yanlış anlamışım,” dedi sonunda. “Ben hep büyük evler, büyük paralar sandım mutluluğu.”
Ayağa kalktı. Ayşe’ye baktı.
“Onu mutlu etmişsin,” dedi kısık bir sesle.
Ayşe nazikçe cevap verdi: “Biz birbirimizi mutlu ettik.”
Annem kapıya yöneldi. Çıkmadan önce durdu.
“Belki… bir gün tekrar gelebilir miyim?”
Bu bir özür değildi. Ama bir başlangıçtı.
“Kapımız açık,” dedim.
O gittikten sonra Ayşe yanıma geldi. Elimi tuttu.
“İyi misin?” diye sordu.
Gülümsedim.
“Hayatımda ilk kez gerçekten iyiyim.”
O gün anladım ki insanın ailesi kanla değil, kalple kurulur. Annem bana her şeyi vermişti ama huzuru verememişti. Ben ise huzuru seçmiştim.
Ve bazen en büyük başarı, başkalarının gözünde düşmek pahasına kendi hayatını kurabilmektir.
Annem o gün zenginliğin ne olduğunu gördü.
Ben ise zaten biliyordum.