Babası, yerinden kalkmadan, Selçuk’a göz kırparak “Bana bir beyaz kağıt ve bir silgi getir,” dedi.
Selçuk şaşkın bir şekilde, “Kağıt ve kalem mi? Ne yapacaksın ki?” diye sordu.
Babası gülümseyerek, “Getir, anlatacağım,” diye yanıtladı.
Olan bitene bir türlü anlam veremeyen Selçuk, önce eşine, sonra babasına bakarak koşar adımlarla odadan çıktı. O sırada evde bir sessizlik hakimdi. Bu sessizliği, Selçuk’un “Getirdim” demesi bozdu.
“Gel, yanıma otur,” dedi babası.
Selçuk başını onaylarcasına salladı ve hızla babasının yanına oturdu. Bir elinde kağıt, bir elinde kalem, gözleri merakla babasına odaklandı.
Babası, “Yaz,” dedi.
Selçuk biraz şaşkın bir şekilde, “Ne yazayım?” diye sordu.
“Ne aklına geliyorsa onu yaz,” diye cevapladı babası.
Selçuk, babasının söylediği şekilde bir cümle yazdı ve tekrar babasına baktı.
“Şimdi sil bunu,” dedi babası.
“Peki baba,” diyerek silmeye başladı.
Silme işlemi bitince babası, “Tekrar bir şeyler yaz,” dedi.
Selçuk biraz sinirlenerek, “Baba, amacın nedir?” diye sordu.
Babası, gözlerini kısıp, “Sen dediğimi yap! Yaz,” diye yanıtladı.
Selçuk, isteksizce tekrar bir şeyler yazdı. Babası bunu görünce, “Şimdi sil,” dedi.
Ancak Selçuk artık gerçekten sinirlenmişti. “Allah aşkına baba, söyler misin? Ne yapıyoruz?” dedi.
Babası gülümseyerek, “Peki, anlatayım,” dedi. “O kadar yazdın ve sildin, peki kağıt hâlâ beyaz mı?”
Selçuk şaşkınlıkla, “Evet, hâlâ beyaz,” diye yanıtladı.
Babası devam etti: “İşte oğlum, evlilik de bu beyaz kağıt gibi. Eşinden bazen hoşuna gitmeyecek özellikler göreceksin, o da senden görecektir. Artık iki farklı insan bir arada yaşayacak. Bu süreçte birbirinizin eksikliklerini, hatalarını silmelisiniz ki evliliğiniz kararmasın, temiz kalsın. Silginiz, anlayışınız olmalı, her zaman birbirinizi anlamaya çalışmalısınız. Sevgi, saygı ve ilginizi yüksek tutun. Silgi de bilgi de beş harfli kelimelerdir. Bu kelimelerin baş harflerini bir araya getirdiğimizde ise ‘ilgi’ kelimesi çıkar. O yüzden ilginizi kaybetmeyin.”