On Yıl Sonra İkizlerime Kavuştum Ama Sezaryenden Uyandığımda Kocam Gitmişti: Doktorun Söyledikleri Dünyamı Başına Yıktı
Doktor ellerini dizlerinin üzerinde birleştirdi. Yüzündeki ifade, söyleyeceklerinin beni ne kadar sarsacağını bildiğini gösteriyordu.
“Korhan Bey, kızlarınızın yüzlerindeki kırmızı izleri gördükten sonra onları eve götüremeyeceğini söyledi. Sizin de böyle bir durumla karşılaşmaya hazır olduğunuzu iddia etti.”
Bir an duyduklarımı anlayamadım.
“Ne izi? Ne demek eve götüremezmiş?”
Doktor yavaşça konuştu.
“Bebeklerin yüzlerinde doğumdan itibaren görülen belirgin kırmızı alanlar var. Çocuk doktorlarımız değerlendirmelerini yapıyor. Bunların tam olarak ne olduğunu ve nasıl izleneceğini ilgili uzmanlar açıklayacak. Şu an sırf görünümlerinden hareketle kötü bir sonuca varmak için neden yok.”
Bakışlarımı kucağımdaki kızlarıma çevirdim.
Sol kolumda uyuyan Sueda'nın yanağında geniş, kırmızı bir leke vardı. Sağ kolumdaki Bige'nin alnında da koyu kırmızı bir iz görülüyordu.
Onlara daha önce bakmıştım. Hatta küçük yanaklarını öpmüştüm. Ama gözlerimi açtığım andan beri öylesine yoğun bir mutluluk içindeydim ki yüzlerindeki izleri başka herhangi bir özelliklerinden ayırmamıştım.
Benim gördüğüm iki minicik insandı.
Korhan'ın gördüğü ise gitmek için bir sebep olmuştu.
“Yanlış anlamış olmalısınız,” dedim. “Korhan böyle bir şey söylemez. O kızlarımızı herkesten çok bekledi.”
Doktor başını eğdi.
“Keşke yanlış anlamış olsaydım. Kendisine bu izlerin tek başına bebeklerin geleceği hakkında hüküm vermek için gerekçe olmadığını anlattım. Ama konuşmayı sürdürmek istemedi. Sizin her şeyi bildiğinizi söyledi ve ayrıldı.”
“Peki neden benimle konuşmadı?”
Doktor cevap vermedi.
O sessizlik, duyduğum bütün cümlelerden daha ağırdı.
Kızlarımı hemşireye verirken ellerim titriyordu. Telefonumu yeniden aldım ve Korhan'a mesaj yazdım.
“Bebeklerimiz sağlıklı bir şekilde yanımda. Neredesin? Lütfen gel.”
Mesaj iletildi.
Cevap gelmedi.
Biraz sonra ekranda kayınvalidem Berna'nın adı belirdi. Aramayı hemen açtım.
“Anne, Korhan nerede? Ona ulaşamıyorum.”
Karşı tarafta uzun bir sessizlik oldu.
“Sezin, sen önce sakinleş.”
“Ben sakinim. Bana oğlunun nerede olduğunu söyle.”
“Korhan çok sarsılmış. Sen de anlarsın, insan çocuklarını böyle hayal etmiyor.”
Sözleri boğazıma düğümlendi.
“Nasıl hayal etmiyor?”
“Yüzlerindeki o lekeleri kastediyorum. Doktorlar geçeceğini söylemiş mi? Kalıcı olursa ne olacak?
Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.