Gördüğüm manzara karşısında dehşet içinde geri çekildim. Genç kadının yüzü, kimsenin görmemesi gereken bir sır gibi tamamen tıbbi sargılarla kaplıydı. Neden tek kelime etmediğini, neden bu halde olduğunu anlayamıyordum. Sessizlik odayı ezerken, titreyen ama şaşırtıcı derecede zarif bir sesle konuştu: “Ameliyat oldum… Aylardır beni rahatsız eden kusurlarımı değiştirmeye karar vermiştim ve şu an iyileşme sürecindeyim.” Lambanın ışığı, bandajların arasından korkuyla bakan parıl parıl gözlerine yansıyordu.
Haftalar geçtikçe birbirimizi daha yakından tanıdık ve her gün onun değişimine tanıklık ettim. Sargılar yavaş yavaş çözüldükçe, altından gerçek bir güzellik çıkmaya başladı. Son bandaj da çıktığında gözlerimi ondan alamadım; karşımda narin hatları ve içten gelen ışığıyla kalbimi anında fetheden muazzam bir kadın duruyordu. Babamın bu evlilikle bir “ortaklık” kurduğu doğruydu ama beklemediğim bir şey olmuştu: Bu zoraki birliktelikten gerçek bir aşk doğmuştu.
Korkularım ve şüphelerim birer birer yok oldu. Başta sadece soğuk bir ticari işlem gibi görünen bu bağ, hayatımdaki en samimi duyguya dönüştü. İlk kez bir soyadının devamı olarak değil, sevmeyi ve sevilmeyi bilen bir insan olarak yaşadığımı hissettim. Kaderin bu garip oyunu, beni hem prangalarımdan kurtarmış hem de hayatımın aşkıyla tanıştırmıştı