Kayınvalide hemen öne eğildi:
— Ee? İçinde ne kadar var?
Adam yavaşça başını salladı:
— Hiçbir şey.
Bir an masada sessizlik oldu. Kayınvalide sertçe nefes verdi:
— Nasıl hiçbir şey? O onun ailesinden gelen zarf!
Adam onu masaya koydu:
— Tekrar kontrol ettim. Boş.
Ve o anda eşimin açtığı zarfın benim aileme değil, onun kız kardeşine ait olduğunu anladım.
Ailemden gelen zarfı alıp herkesin görebileceği şekilde masaya koydum.
— Bu zarf gerçekten aileme ait. Sürekli hediyelerin arasında duruyordu ve açılmamıştı.
Dikkatlice etiketlenmiş, mühürlü zarfı işaret ettim.
Sonra ikinci zarfı kaldırdım — eşimin az önce açtığı.
— Bu zarfın ailemle hiçbir ilgisi yok.
Eşim daha dikkatli baktı. Kâğıt, tasarım, imza — her şey farklıydı. Duraksadı ve yavaşça dedi:
— Bu benim kız kardeşimin zarfı.
Kız kardeşi hemen gerildi. Tepkisinden zarfı tanıdığı ama artık hiçbir şeyi değiştiremeyeceği belliydi.
Sakin bir şekilde açıkladım:
— Demek ki başka birinin hediyesi açılmış. Aslında boş olan bir zarf.
Masada sessizlik belirgin hale geldi.
Artık durum açıktı: hiçbir karışıklık olmamıştı ve aileme ait zarf tüm süre boyunca dokunulmadan kalmıştı. Hata başka bir yerdeydi — eşim sadece dış görünüme bakarak yanlış zarfı almıştı, içeriği kontrol etmemişti.
Başını yavaşça eğdi ve kısa bir şekilde söyledi:
— Yanlış olanı açmışım.
Kayınvalide artık hiçbir şey söylemedi. Durum kendiliğinden kapanmış oldu.
Eşinin kız kardeşi ve kayınvalide bir saat sonra düğünü terk etti, misafirlerin bakışlarından kaçınmak için.