“Bu ismi nereden biliyorsun?”
Barış sustu.
O sessizlik, şimdiye kadar duyduğum en korkunç cevaptı.
“Barış?”
Gözlerini kapattı.
“Üniversiteden bir arkadaşım.”
“Ne olmuş ona?”
Kayınvalidem ağlayarak araya girdi.
“Sude seneler önce öldü.”
Odanın içindeki hava bir anda ağırlaştı.
“Ne?”
Barış annesine döndü.
“Anne!”
Ama artık geri dönüş yoktu.
Kayınvalidem yatağımın yanına geldi.
“Ben sana yıllarca kötü davrandım. Çünkü seni oğlum için uygun görmedim.”
Gözyaşlarını sildi.
“Sonra hamile olduğunu öğrendiğinde her şeyi araştırmaya başladım.”
“Beni mi araştırdın?”
“Evet.”
“Ve neden?”
Kayınvalidem titreyen elleriyle poşeti gösterdi.
“Çünkü yıllar önce Sude’nin ailesinden biri bana ulaştı.”
Barış başını eğdi.
Ben ise hiçbir şey anlamıyordum.
“Bana açıkça söyleyin.”
Kayınvalidem sonunda gerçeği söyledi.
“Barış’ın doğumunda hastanede bir hata olmuş.”
Barış’ın yüzü bembeyaz oldu.
“Anne, bunu konuşmuştuk.”
“Hayır,” dedim. “Artık konuşacağız.”
Kayınvalidem devam etti.
“Barış’ın biyolojik annesinin kim olduğu yıllardır kesin olarak bilinmiyordu. O dönem hastanede bebeklerin bileklikleri karışmış.”
Bir an nefes alamadım.
“Yani…”
Kayınvalidem başını salladı.
“Barış, Sude’nin ailesinin yıllardır aradığı çocuk olabilir.”
Odadaki herkes sustu.
Sonra Barış bana baktı.
“Ben bunu birkaç ay önce öğrendim.”
“Benden neden sakladın?”
“Çünkü kesin değildi.”
Gözlerim doldu.
“Peki bu bebeğimle ne ilgisi var?”
Doktor yavaşça konuştu.
“Bebeğinizin genetik testinin istenmesinin nedeni de bu. Eğer Barış’ın biyolojik ailesiyle ilgili şüphe doğruysa, bebeğinizin bazı genetik sonuçları bunu doğrulamaya yardımcı olabilir.”
Karnıma baktım.
Henüz doğmamış çocuğumun, yıllardır saklanan bir sırrın ortasında dünyaya gelmek üzere olduğunu fark ettim.
Sonra kayınvalideme baktım.
“Peki bana neden başından beri kötü davrandın?”
Kadın ağlayarak cevap verdi.
“Çünkü seni oğlumdan uzak tutmaya çalıştım. Seni yeterince iyi bulmadım.”
Başını eğdi.
“Ama hamile kaldığını öğrendiğimde fark ettim ki… Ben yıllardır yanlış şeye bakıyormuşum.”
Elimi sıktım.
“Ne demek istiyorsun?”
“Senin nasıl biri olduğuna değil, oğlumu ne kadar sevdiğine bakmalıydım.”
Tam o sırada yeni bir sancı geldi.
Doktor hızla hemşireye döndü.
“Doğum başlıyor.”
Birkaç saat sonra oğlumuzu kucağıma aldım.
Minicik elleri parmaklarımı kavradığında bütün korkularım bir anlığına sustu.